Ahşap Yüzeylere Uygulanan Dekoratif İşlemler...

Sevgili okuyucular yazıma başlamadan önce sizlere biraz üst yüzey işlemlerinin tarihinden söz etmek istiyorum. İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren insanlar çeşitli şekillerde tabiatta doğal olarak bulunan renkler ile ilgilenmişlerdir. 30.000 yıl öncesi insanlar canlı hayvanları karanlık mağaraların duvarları üstüne çizip boyamışlardır. Bu amaçla renkli toprak boru şeklindeki kemikler ile duvara püskürtülmekte veya liflendirilmiş dal ve deri’den fırçalar ile sürülmektedir. İlk çağlarda sarı, kırmızımsı kahverengi, beyaz, grimsi yeşil ve siyah renkler ile birlikte ilk bağlayıcı madde olarak yağ, bal, kan, mum, süt ve bitki öz suyundan yararlanılmaktadır. Renklendirme maddesi olarak Eski mısır imparatorlukları döneminde daha çok, odun kömürü, alçı, kalker, kırmızı sülyen boya, cıva boyası, cehri, yeşil, bakır renkleri kullanılmaktadır. İmparatorluğun son döneminde (M.Ö: 1500-1000) bunlara ek olarak lamba karası, fildişi siyah, göktaşı mavisi de kullanılmıştır. M.Ö. 5. yüzyılın ilk yarısında 1/1000 mm’ den daha küçük altın tanecikleri kral metali olarak yüzey işlemlerinde kullanılmıştır.

Theophilus’a göre koruyucu üst yüzey işlemlerinde kullanılan verniğin ilk olarak M.Ö. 200 yılında Çin’de ağaç malzemenin korunması ve güzelleştirilmesinde kullanıldığı belirtilmektedir. Uzakdoğu da geliştirilen bu vernik Japon vernik ağacı’nın kambium sıvısından hazırlanmaktadır. Sıvının koruyucu katman yapması için ince katmanlar halinde üst üste en az 20-30 defa sürülmesi gerekmektedir. Milattan önce yapılan ağaç işlerinin renklendirilmesinde daha çok kırmızı ve siyah renkler kullanılmıştır.
M.S. 200 yıllarında Romalılar kurşun üstübeci ve bezir yağı ile yağlı boyayı andıran bir karışımı kullanmışlardır. Uzak doğudan vernik Avrupa’ya getirilmeden önce Avrupa ve Anadolu’da koruyucu katman yapan, kuruyan yağlardan (beziryağı) ve çam reçinesinden hazırlanan vernikler kullanılmaktaydı. 17. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa’da yerli vernik üretimi için özellikle Venedik ve Amsterdam’da çalışmalar yapılmıştır. Simon-Etien’ne Martin, Paris’te 1730 yılında vernik üretimi için krallık patenti almıştır. Vernik üretiminde kullanılan sentetik reçine ve diğer kimyasal kökenli maddelerin 1800 ‘lü yıllardan sonra bulunmasına rağmen, vernik endüstrisinde ilk olarak 1930 yılından sonra geniş ölçüde kullanım olmuştur. Kullanılan her tür verniğin bazı sakıncalı ve üstün yönleri bulunmaktadır. Doğal reçine ve kuruyan yağlar ile hazırlanan verniklerin bazı üstün özellikleri yanında sakıncalı yönleri de bulunmaktadır. Örneğin doğal reçinenin sınırlı sertliği ve düşük erime sıcaklığı verniğin dayanaklığını azaltmaktadır. Bu sakıncaları gidermek için kopal reçinesinin gliserinli esterleştirilmesi bezir yağının da metal oksitlerle pişirilerek çabuk kuruması sağlamıştır. Yüzeye sürülen verniğin kuruyup katman yapması, kimyasal tepkimeye bağlıdır. Günümüzde insan ve çevre sağlığına verilen önem nedeniyle vernik üretim teknolojisinde hızla gelişme görülmekte, ilk planda yüzey işlemlerinin koruyucu ve estetik etkisi yanında zararsız olması yönünde gelişmeler sağlanmaktadır.

ÖZEL AMAÇLI ÜSTYÜZEY İŞLEMLERİ

Vernikli yüzeylerin parlatılması: Aşındırma yolu ile parlatılacak vernik filminin yeterince kurumuş ve sertleşmiş olması gerekir. Aşındırma yolu ile parlatılan vernik filmi, son derece düzgün yüzey verir, uzun süre parlaklığı bozulmaz. Parlak vernik filmi, bozucu dış etkilere karşı daha dayanıklıdır.

Hemen bütün verniklerin aşındırma yolu ile parlatılmaya uygun nitelikteki vernik türleri vardır. Ağaç işleri endüstrisinde en fazla selülozik vernik ve polyester vernik filmi aşındırma yolu ile parlatılır. Yüzeyin özenle zımparalanmış ve üzerindeki girinti, çıkıntıların düzeltilmiş olması, parlatma işlemini doğrudan etkiler. Zımparalanan iş, sert kauçuk plakalı döner disklerle çalışılarak parlatılır.

Selülozik verniklerin parlatılmasında kullanılan diskin dönme sayısı dakikada 1000–1500 dönüştür. Polyester gibi sert verniklerde 4000–5000 d/dakika hızla dönen güçlü diskler, kısa sürede işi bitirme olanağı sağlar.










Şekil:1Vernik filmini parlatma diski

Yüzeyin Kumlanması:

Yumuşak bir ağaç yüzeyine püskürtülen kum yüzeyi aşındırır ve aşınmanın dengeli olmadığı görülür. Yani ağacın yapısındaki sonbahar halkaları az, yumuşak ilkbahar halkaları çok aşınır, çukurlaşır. Böylece yüzeye girintili ve çıkıntılı bir görünüm kazandırılır. Bu işlem seri üretimde özel kum püskürtme tabancaları ile yapılmaktadır. Elenmiş kum, basınçlı hava yardımı ile yüzeye püskürtülür. Püskürtme basıncı 6 atmosferdir. Püskürtme kumu 0.5-08 mm iriliğinde, keskin kenarlı kuvars kum olmalıdır. Bu tür yüzey işleminde en olumlu sonucu çam ve köknarda almak mümkündür. Ayrıca değişik şablonlar kullanılarak seri halde süslemeler yapılabilir, yazılar yazılabilir










Şekil:2 Yüzeyi kumlama tekniği

Yüzeyin Yakılması:

Meşe, dişbudak ve çınar gibi geniş yapraklı ağaçlarda uygulanan yakma işlemi dekoratif görünümün yanı sıra yüzeyin mekanik etkilere karşı dayanımını artırır. Yakma işleminde yüzey pürmüz lambası veya kaynak lambası ile yakılır. Ağaç yüzeyi belirli bir derinliğe kadar kömürleştirilir. Daha sonra yüzey fırçalama makinesinden geçirilerek kömürleşen bölüm alınır. Yumuşak yıllık halkalı bölümler, daha çok ve derinliğine kömürleşirler, fırçalandığında çukurlaşır ve rengi biraz açılır. Sert yıllık halkalı bölümler ateşten daha az etkilenir, fırçalamada fazla aşınmaz ve yüksek kalır. Sonuçta koyu kahverengi ile siyah arasında bir renk görünümü oluşur. Yakılacak yüzeye inceltilmiş nitrik asit veya tuz asidi sürülmesi işleminin seri halde dengeli yapılabilmesini sağlar.










Şekil:3 Yakılmış yüzeyli ahşap

Kadife Kaplama:

Yapıştırıcı sürülmüş ağaç veya ağaç esaslı yapay malzeme yüzeyine pamuk veya sentetik lif püskürtülerek yapılmaktadır. Yüzeye kadife benzeri bir görüntü kazandırır. Bazı mobilyalarda, çekmece işlerinde, mücevher ve özel ambalaj kutularında, dekoratif eşya ve panolarda, vitrin düzenlemelerinde, uygulanan bir düzenleme tekniğidir. 1 mm boyunda bir lif uygulamasında 1 m2 alana yaklaşık 100 gram lif ve 100 gram yapıştırıcı tüketimi gerekmektedir.











Şekil:4 Kadife kaplama

Yüzeyin Aşındırılması:

Özel fırçalama makineleri ile ahşap yüzeyi fırçalanarak elde edilen bir yüzey türüdür. Çoğunlukla çam cinsi ağaçlarda uygulanır. Fırça ahşabın yumuşak kısımlarını fazla, sert kısımlarını ise az aşındırır. Böylece yüzeyde girintili çıkıntılı bir yapı elde edilir. Aynı işlem fırça ile elle de yapılabilir. Ancak seri üretimde zaman kaybına yol açacağından tercih edilmez ve bu işlem için geliştirilmiş özel makinelerden yararlanılır. Yüzeyi aşındırılacak ahşap levha makineye boy yönünde ve dokusuna ters yönde verilmelidir. Orta sertlikteki ağaçların işlenmesi uygulamada daha iyi sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Yüzey aşındırma işleminden sonra boyanabilir. Böyle bir yüzey işlemi sonucu ahşap dış etkilere karşı daha çok dayanıklılık kazanmış olur.










Şekil:5 Aşındırılmış yüzey

Kontrast Arttırıcı İşlemler:

Bu işlemlerde amaç, ağaç malzemenin en dış tabakasını geçirgen ve saydam duruma getirerek ışığın daha içerilere nüfus etmesini sağlamaktadır. Böylece güneş ışığının ağaç malzeme yüzeyinden yansıması azalmakta ve yüzey donuk bir görünüm almaktadır. Kontras arttırıcı maddeler; Nitro selülozik vernikler, asitle sertleşen vernikler, polyester vernikler, poliüretan vernikler kullanılmaktadır. Kontrast arttırıcı işlemler, en canlı şekilde cevizin öz odunu ile maunda uygulanmaktadır. Kontrast arttırıcı işlemlerin yan etkileri renk açma işlemleri ile ortadan kaldırılabilmektedir.

Kontrast Azaltıcı İşlemler:

Bu işlemlerde amaç, Ağaç malzemedeki çok çeşitli renk ve kontrast farklılıklarını azaltmaktır. Özellikle ağaç malzemenin enine kesiti, dalgalı lifli ve pürüzlü kısımlarından farklı emme kabiliyetine sahip olması nedeniyle oluşan kontrast farklılıklarının giderilmesi gerekmektedir. Bu işleme “dengeleme” denir. Sentetik reçine çözeltisi ile dengeleme işleminin yapılması yüzeyi belli ölçüde emprenye ederek daha az vernik emilmesine neden olarak tasarruf sağlamaktadır.

İpek Baskı:

Bu süsleme tekniğine serigrafi veya elek baskı da denilebilir. Mobilyaların, müzik aletlerinin, hediyelik eşyaların istenilen yüzeylerine, özel boya ile süsleme yapma tekniğidir. Bu teknikle flato, resim sembol yapılabilir ve yazı yazılabilir. Özellikle çok sayıda parçanın işlenmesinde faydalı olur. Yeni bir uygulama alna da, ucuz gereçlerden hazırlanan mobilyaların yüzeylerine pahalı ve değerli ağaçların görüntüsünü kazandırmaktadır. Fon rengi tanımlanan ve yeterince kurutulan yüzey zımparalanarak düzeltilir. Bu işlem hazırlandıktan sonra kapak, kumaşlı çerçevenin altına oynamayacak sağlamlıkta yerleştirilir. Bezin üzerine yeterince özel ipek baskı boyası sürülür. Çerçeve iç ölçüsü uzunluğunda, sert lastikten bir spatula çerçevenin içinde boydan boya çekilir. Boya, açık deliklerden altındaki yüzeye geçer. Büfe kapağın şablon kumaştaki desene uygun biçimde boyanır.

Mermer Dokusu Oluşturma:

Mermer görünümü verilecek yüzey iki kat mat beyaz emülsiyon / ateks vurarak hazırlanır. Pürüzsüz yüzey kumlanır ve polivinil akrilik lakından iki kat uygulanır. Mermer dokusu yapımı iki safhada uygulanmaktadır. Önce zemin glazürü harmanlanıp serilmekte ve ardından da damarlar eklenmektedir. Zemin için iki çanak glazürü karıştırılır. Her çanağa biraz polivin scumple dökülüp birazda klasik renk katılıp karıştırılır. Bu glazürlerin her biri gerçek mermeri taklit edecek tonları oluşturacak şekilde düzensiz bantlar veya kalıntılar halinde uygulanır, renk bölgeleri elle tutulur. Fırça izlerinin harmanlanması için nokta vuruşları yapılır. Mermer dokusu yapımındaki en önemli unsurlar renk ve tondur. En gerçekçi etki ise renkten renge hafif ve sakin geçişlerle sağlanmaktadır. Baş yumuşatıcı ile harmanlanıp kurumaya bırakılır. Damar şekillerinin verilmesi için, glazürün bir ressam fırçası ile uygulanmasına yeterli kolaylıkta akması gereklidir. Yanık sienna kırmızı oksit ve siyah renklendirici ile glazür karışımından bir palet hazırlanır. Siyah ve kırmızı glazürler kullanılarak fırçaya çifte yükleme uygulanır. Baş parmak ile işaret parmak arasına gevşekçe uygulanarak işlenecek parça üzerinde uygulanır ve çizgilerin kalınlıklarının değişikliklerine yol açılır. Ana damarlar zemindeki genel diyagonal yönü takip etme eğilimindedir. Tonlar arasındaki astar üzerinde ortaya çıkarılan hatlar takip edilir. Daha sonra bu işlemler bitirilir ardından iş parçası kurumaya bırakılır. Bir kat akrilik lak ile koruma altına alınır. İyi kaliteli bir arba cilasının kullanımı suretiyle iş parçası cilalanıp, dayanıklı ve sıcaklık ile suya karşı dirençli olan mermer yüzeyinin görünümü de verilmektedir. Mermer tablalı bir mobilya oldukça pahalıya mal olur. Mermer imitasyonu kesin değil ama sıradan birini kandırabilir. Üstelik bu az bir masrafla sabırla yapılabilir.

Taban Boyası Üzerinde Çalışmak:

Cila kurumadan 1 inchlik doğal kıllı fırça ile önce beyaz yağlı boyaya sonra yanındaki cilaya sürülür. Boya dairesel hareketlerle sürülür. Farklı bölgelerde, farklı miktarlarda boya bırakarak fırça bütün yüzeyde gezdirilir ve boyama işlemi bitirilir. Daha sonra yumuşak ve temiz bir yüzeyde gezdirip fazla boya alınır ve beyaz gölgeler oluşturulur.










Şekil:6 Taban boyası üzerinde çalışmak

Eskitme:

Ayakkabı boyası ile eskitme; Önce obje iyice zımparalanır. Çatlakları var ise macunlanır ve tekrar zımparalanır. 80 numara su zımparası tercih edilir. Zımparalama işi bittikten sonra sıra renk seçimine gelir. Bu metotla iyi netice veren renkler, alpina renk tüpünde başak, kaynak, bordo ve havanadır. Bu boyalar su bazlıdır. Beyazla açılır. Bir su bardağının yarısı boya 1-1.5 tatlı kaşığı su katılır. Bu ilk kat için uygulanır. İkinci kat birinci katta göre biraz daha sulu olarak hazırlanır. Bu boya için beyaz kıllı plastik fırça tercih edilir.

Obje zımparalayıp, iyice tozu alındıktan sonra, yukarıdaki bilgiler ışığında birinci kat boya uygulanır. Boya tek yönde kesintisiz sürülür. Kuruduktan sonra tekrar yuvarlak hareketlerle çok bastırmadan zımparalanır. Tozu alınır yukarıda anlatıldığı gibi, ikinci kat boya hazırlanır ve sürülür. Kuruduktan sonra istenirse akrilik boyalarla desen çalışılabilir veya dekopaj uygulanabilir. Bu aşamadan sonra Nuri Leflef ayakkabı cilası ile objenin tüm yüzeyi fırça ile cilalanır. 1-2 dakika beklendikten sonra aynı fırça ile koyu kahve ayakkabı boyası uygulanır. Boyanın fazlası temizlenir. Öncelikle kenarlardan başlayarak materyalin modeline göre dik veya oval hareketlerle temizlenir. Zemin koyu ise kahverengi iki kat, açık ise bir kat ile uygulanır. Biraz kuruduktan sonra, aynı fırçaya siyah ayakkabı boyası alınır. Çok fazla kurumadan, penye beze cila alınarak rötuşlar yapılır. Koyu olan yerler açılabilir. Bu işlem yanlamasına yapılırsa daha doğal bir doku elde edilir.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

1 yorum:

hasanarsan dedi ki...

ok değerli bilgileri paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
Saygılar

Yorum Gönder